Ana Sayfa » Evrenbilim

Evrende yalnız mıyız?

Derleyen İsmail Akkaya on Pazar, 11 Ocak 2009Yorum yok

Tüm bu uzayda yalnız olmak mı? Pek olası değil. Şu sayılara bakın: Gökadamızda yüz milyar yıldız, görünen evrende yüz milyarlarca gökada ve Güneş Sistemi’nin yakınlarında haliha-zırda 150 gezegen keşfedilmiş durumda. Bu, bizimki gibi bir teknolojiye sahip, milyarlarca yıllık evrim sürecinden geçmiş bir yaşamın oluşabileceği çok sayıda ılık, kirli ve küçük havuzun varlığı anlamına geliyor. Aslında en önemli soru, bizim bir gün bu yaşam biçimlerine ulaşıp onlara “dokunabileceğimiz” teknolojiye sahip olup olamayacağımız. Şansımız yaver giderse bu, gelecek 25 yıl içinde gerçekleşebilir.


Dünya-dışı Zeki Yaşam Araştırmaları (SETI) çalışanları, uzaklardaki benzer mantıkla çalışan meslektaşlarını bulabilmek için yaptıkları ‘modern avın’ ilk 45 yılında, şanstan daha fazlasına gerek duymuş olmalılar. Radyogökbilimci Frank Drake’nin Ozma Projesi, bu arayıştan yılmış olanlar için büyük bir umut oldu. 1960 yılında Drake, West Virginia’da Green Bank’taki 26 metre çaplı radyo teleskopunu her birine birkaç günlüğüne olmak üzere, iki yıldıza çevirdi. O zamanın vakum tüpü teknolojisiyle, mikrodalga tayfın 0,4 megahertz’lik bölümünü tek kanalda bir kerede tarayabiliyordu.


Yaklaşık 45 yıl sonra, California’daki Mountain View’de bulunan SETI Enstitüsü’nde, 10 yıllık Phoenix Projesi tamamlandı. Phoenix araştırmacıları bu proje sırasında, Puerto Rico’daki 350 metre çaplı teleskopu kullanarak 1800 megahertz güçte, aynı anda 28 milyon kanalda 710 yıldız sistemini aradılar. Yakındaki Dünya-dışı Gelişmiş Zeki Toplumlardan Kaynaklanan Radyo Yayımı Arama (SERENDIP) projesi kapsa-mındaysa, gözleme yönelik çalışan öteki gökbilimcilerin, Arecibo da dahil olmak üzere kullandıkları antenlerin alıcılarından da yararlanarak Samanyolu’ndaki milyarlarca radyo kaynağı tarandı. Başka gruplarsa, uzaylıların göndermiş olabileceği nanosaniye süreli parlamaları aramak için daha küçük optik teleskoplarını gökyüzüne çeviriyorlar.

Henüz herhangi bir şey duyulmadı. Ancak şimdilik, örneğin Phoenix, yaklaşık 100 milyar yıldız arasında, yakında yer alan bir ya da iki Güneş benzeri yıldızı tarayabildi. Böylesine seyrek bir örneklemenin işe yaraması için, yayın yapan uygarlıkların çok sayıda olması ya da araştırmacıların çok şanslı olması gerekir.

Gökada büyüklüğündeki bir samanlıkta bir iğne bulmak için, SETI araştırmacıları, durmadan artan bilgi işleme gücüne dayanıyorlar. Kuzey California’daki SETI Enstitüsü, 6 metrelik antenlerden oluşan bir dizi yapımına henüz başladı. Giderek ucuzlayan bilgisayar gücü, sonunda bu tür 350 teleskopu sanal teleskoplara çevirecek ve biliminsanlarına aynı anda çok sayıda hedefi arama olanağı verecek. Eğer bilgi işleme gücünün 18 ayda bir ikiye katlandığını öne süren Moore Yasası gelecek 15 yıl için de geçerliliğini sürdürürse, SETİ çalışanları bu anten dizisini aynı anda birkaç bin değil, milyonlarca, hatta belki on milyonlarca yıldızda yabancı sinyalleri aramak için kullanmayı planlıyorlar. Eğer gökadamızda 10.000 gelişmiş uygarlık varsa, bu süre içinde mutlaka birine rastlanacak.

ilk yıldız ve gökadalar ne zaman ve nasıl oluştular?

Bu konuda genel bir tabloya sahipsek de ince ayrıntıları göremiyoruz.Uydu ve yer teleskoplarından alacağımız veriler, başka ayrıntıların  yanında, ilk yıldız neslinin evreni kaplayan hidrojen “si-si”ni ne zaman yaktığını, yanısıra bilmediğimiz başka ayrıntıları aydınlatabilir.

Ultra yüksek enerjili kozmik ışınlar nereden geliyor?

Kozmik ışınlar, belirli bir enerji düzeyinin üzerinde olduklarında fazla uzağa gidemeden yok oluyorlar. Öyleyse nasıl oluyor da kozmik ışın avcıları, kaynağı belli olmayan bu tür ışınları gökadamızda saptayabiliyorlar?

Kuasarlara güç veren şey ne?

Evrendeki en güçlü enerji fıskiyeleri, güçlerini olasılıkla dev kütleli karadeliklerin içine dalan maddeden alıyorlar. Ancak bu fıskiyelerin sürekliliğini sağlayan şeyin ne olduğu konusunda, biliminsanlarıyla sokaktaki adam arasında pek fark yok!

Karadeliklerin Doğası Ne?

Belki de relativistik bir kütle, kendini kuantum-boyutlu bir cismin içine tıkmaya kalktı. İşte size bir felaket tarifi. Ama biliminsanları, hâlâ tarifin ‘kullanılacak malzemeler’ içeriğini bulmaya çalışıyorlar.

Gelecek on yıllarda, teknolojinin sağlayacakları daha fazla olacak. Ne var ki, SETI bunun yanında paraya da gereksinim duyacak. Bu, başarılı olamama olasılığı yüksek görülen böyle bir proje için kolay bir şey değil. Ülkenin parasını “küçük yeşil adamları” aramak için harcama düşüncesi, Amerikan Kongresinde dile getirildikten sonra kongre, 1993 yılında NASA’dan SETI çalışmalarına verdiği desteği kesmesini istedi. Evrim ağacının bir başka branşını aramak, NASA’nın vizyonunun dışında kalıyor. On yılı aşkın bir süredir, SETI yalnız özel sermayeyle yürüdü. Ancak, SETI Enstitüsü’nün planladığı 35 milyon dolarlık dizisi, on milyonlarca yıldızı SETI çalışanlarına ulaştıracak Kilometre Kare Dizisi’nin yalnızca bir prototipi. Bu nedenle, önde gelen radyo gökbilimcilerin işbaşında olması gerekiyor. Yoksa, uzun süre daha evrende kendimizi yalnız hissedeceğiz.

Kerr, R.A.

“Are We Alone In the Universe?”
Science, 1 Temmuz 2005
Çeviri: Alp Akoğlu

Bilim ve Teknik, Eylül  2005

Sende yorumunu yap!

You must be Kullanıcı olman gerekli.

4 Rise of the Silver Surfer download movieA Night in a Dormitory download divx Alfie download movie What Happens in Vegas download movie War, Inc. download movie WALL·E download movie Time Bomb download movie Polar Opposites download movie Alfie download movie What Happens in Vegas download movie War, Inc. download movie WALL·E download movie Time Bomb download movie Polar Opposites download movie buy viagra tablets