Ana Sayfa » Evrenbilim

Teleskopu Kim Buldu? İlk Kim Kullandı?

Derleyen İsmail Akkaya on Salı, 27 Ocak 2009Yorum yok

Uzaklardaki cisimleri veya olayları yanlarına gitmek zorunda kalmadan görmeyi sağlayacak bir alet herhalde insanların en eski hayallerinden biri olsa gerek. Böyle bir aletin savaş alanında, avcılıkta, keşif gezilerinde ve bilimsel araştırmalarda paha biçilmez kıymette olacağını tahmin etmek ise hiç zor değildir.

Günümüzde en modern örneklerine sahip olduğumuz teleskopların gelişimi ilginç aşamalardan geçmiştir. Bu konuda da deney teoriden önde gelmiştir. İnsanlar çok eskilerden beri değişik şekilli cam parçalarının ışığın yolunu değiştirdiğini veya örneğin prizmanın değişik renkli ışıkların çıkmasına yol açtığını biliyorlardı. Aslında Newton (1642-1727) aksini kanıtlayana kadar renkleri prizmanın oluşturduğuna inanılıyordu. Newton, beyaz ışığın farklı renklerdeki ışıkların birleşiminden oluştuğunu bir deneyle gösterdi ve tersi bir olay olarak da prizmanın beyaz ışığı renklerine ayırabildiğini ortaya koydu. İşin doğrusu, İbn el Heysem (D. 965) doğru olanı yani gözün dışarıdan kendisine gelen ışık ışınları sayesinde görebildiğini söyleyene kadar çoğu kimse, Yunan filozoflarının, özellikle Ptolemy’nin (MS.100) iddia ettiği gibi görmenin gözden çıkan görme akışıyla sağlandığını sanıyor ve inanıyordu.

İbn el-Heysem’in yazdıklarından yararlanıp ışığın yansıma ve kırılmasını inceleyen İngiliz devlet adamı, filozof, teolog ve piskopos Robert Grosseteste (1175-1253), mercekler ve aynaların oluşturdukları görüntüleri de inceleyerek, mercek ve ayna olaylarının iyi öğrenilmesinden sonra uzaktaki cisimleri yakında gösteren cihazların yapılabileceği sonucuna vardı. Bugün bize çok basit gelen bu sonuç, o dönem için sıradışı birşeydi. Çağdaş bilimin deneysel yöntemlerinin öncüsü kabul edilen İngiliz bilimadamı ve filozof Roger Bacon, 1218′de merceklerin büyütmeye ve görme kusurlarının giderilmesine yarayacağını söyledi. Belki de bir teleskopu vardı. Ama o zamanki teknik düşünüldüğünde muhtemelen büyütmesi çok azdı ve mercek kalitesi olabildiğince kötüydü. Roger Bacon’ın hayatının son dönemlerinde, 13. yüzyıl sonunda italya’da ilk gözlükler ortaya çıkmaya başlamıştı bile. Gözlükçülüğün yaygınlaşması 16. yüzyılı buldu. Görme kusurlarının merceklerle nusundaki çalışmaları hızlandırdı. 16. yüzyıl sonunda İtalya’lı Giambattista della Porta (1535-1615), artık uzağı görmeye yarayan merceklerden ve havada asılı görüntülerden bahsediyor, içbükey ve dışbükey mercekleri birleştirerek uzaktaki ve yakındaki cisimleri daha iyi görebildiğini söylüyordu. Yani dürbün ve mikroskop kavramı gelişmişti artık! della Porta bu konuda deneyler yapmış olmalı. Ama cam kalitesi bu günlerle karşılaştırıldığında çok kötüydü. Galileo Galilei’nin de bu konuda zorlanmış olduğunu tahmin etmek hiç zor değil.

Ekim 1608′de Middelburg’lu (Hollanda) mercek yapımcısı Johannes (Hans) Lippershey uzağı görmekte kullanılacak bir alet için patent başvurusu yaptı fakat başvurusu reddedildi. 15 gün içinde Jacob Metius tarafından aynı amaçla ikinci bir patent başvurusu daha yapıldı ama Lippershey önce davranmıştı. Halbuki 1604′te Sacharías Jansen’in de (1585-1632) bir dürbün yaptığı sanılmaktadır. Üstelik Leonard Diggest (1520-1573) ve Thomas Diggest (1546-1593) tarafından ingiltere’de yine uzağı görmek amacıyla mercekli ve aynalı bir araç yapıldığı da biliniyordu. Kimse “teleskop” demiyordu, çünkü teleskop ismi ilk kez 1611 ‘de İtalya’da kullanıldı. Durum biraz karışık görünse de seri üretimi amaçlayarak ilk patent başvurusunu yapan kişi Hans Lippershey olduğuna göre, dürbünün mucidi olarak onun kabul edilmesini yadırgamamak lazım. Kim icat ederse etsin, iyi ki icat edilmiş!

Daha sonra 1609 yazında bir arkadaşı dönemin ünlü matematik ve fizik bilgini Galileo Galilei’ye Hans Lippershey’in yaptığı teleskoptan bahsedince Galilei kendisine bir teleskop yapmaya karar verdi. Aynı yıl 20 kere büyütmeli mercekli teleskopunu bitiren Galilei önce Ay yüzeyini, sonra da Avcı (Orion) Takımyıldızını ve Ülker (Pleiades) yıldız kümesini gözledi. Sonuç çok etkileyici idi ve şu sözleri söyledi: “Bana yüzyıllarca karanlıkta gömülü mucizeleri görme şansı verdiğin için sana şükürler olsun Tanrım”. Ertesi yıl Ocak ayında da teleskopunu kullanarak Jüpiter’in 4 büyük uydusunu keşfetti. Bu gözlemlerini aynı yıl TheStarry Messenger adlı çalışmada yayımladı. Galileo Galilei teleskopunu gökyüzüne çeviren ve astronomik gözlem amacıyla kullanan ve gözlem sonuçlarını yayımlayan ilk bilimadamı oldu. Aslında tarihçilerin notlarına bakıldığında bu da tartışmalı bir konu. İddialara göre İngiltere’de Thomas Diggest (1546-1593) ve Thomas Harriot (1560-1621) Galileo’dan önce teleskopla gökyüzünü incelemiş. Hatta Thomas Harriot bir Ay haritası bile hazırlamış. Bu iddialara rağmen bir şeyi iyi biliyoruz; Galileo’nun dürbünü teleskop olarak kullanması bilimsel olarak şüphe bırakmayacak şekilde kayıt altındadır. Güneş lekelerini, Venüs’ün evrelerini ve Jüpiter’in uydularını teleskopuyla gördüğünden hiç kimsenin kuşkusu yoktur. Galieo gökyüzünde gördüklerinden sonra Dünya’nın artık eskisi gibi olamayacağını düşünüyordu. Dünya dönüyor olmalıydı! Güneş mükemmel değil, lekeliydi! Galilei’nin gözlemleri ve fikirleri insan merkezli evren görüşünün yıkılması
için dev bir adım atılmasını sağladı.



İskoç matematikçi ve astronom James Gregory (1638-1675) 1660′da, İngiliz fizikçi Isaac Newton ise 1670′de Gregorian ve Newtonian adlarıyla anılan aynalı teleskopları tasarladılar. Uranüs’ü keşfeden Almanya doğumlu ünlü ingiliz astronom Frederick William Herschel (1738-1822) gözlemlerinin çoğunu 47 cm çaplı teleskopuyla yaptı. 1840-1850 arasında George Airy ve James Nasmyth teleskop tasarımında devrimsel buluşlar yaptılar. 1856′da Almanya’da teleskop aynaları gümüşle kaplanmaya başladı. 1845′de İrlanda’da Rosse Kontu William Parsons (1800-1867) 1,8 m çaplı bir teleskop yaptı. Bu teleskop Dünya’nın en büyük teleskopuydu ve 19. yüzyıl sonuna kadar da öyle kaldı. Aynası bakır-kalay alaşımından yapılmış, basit mühendislik içeren son teleskoptu bu. 1888′de Lick Gözlemevi’nin (ABD) 90 cm çaplı mercekli teleskopu çalışmaya başlarken, bunu 1895′de Yerkes Gözlemevi’nin (ABD) 102 cm çaplı mercekli teleskopu izledi. Yerkes Teleskopu halen Dünya’nın en büyük mercekli teleskopudur. Optik kusurları ve mühendislik güçlükler sebebiyle Yerkes’den sonra daha büyük mercekli teleskoplar yapmak yerine aynalı teleskoplar tercih edildi. 1949′da gene ABD’de 5 m çaplı Hale Teleskopu çalışmaya başladı. 1970′li yıllarda Rusya’nın 6 m çaplı BTA (BigTelescope Alt-azimuthal) teleskopu yapıldı. Sonra heı şey çok hızlı gelişti. Bugün yeryüzünde çapı 8 m’den büyük 8 tane optik teleskop var. Dünya çevresindeki yörünge lere hem optik bölgede hem farkl dalgaboyu bölgelerinde çalışan teleskoplar yerleştirildi ve yenileri yapıl maya devam ediyor. 30-50 m çapi optik teleskoplar yapılması için çalışmalar çoktan başladı.

Her şey biraz daha uzağı görebilmek, biraz daha fazla ışık toplayıp de taylara bakmak için.
Ve her şey daha çok bilgi için…


Doç. Dr.Tansel Al
TÜBİTAK Ulusal Gözlemev

Bilim ve Teknik

Sende yorumunu yap!

You must be Kullanıcı olman gerekli.

U turn download movie Lie with me download movie Requiem for a dream download movie U turn download movie Lie with me download movie Requiem for a dream download movie Dragonheart download movie The list download movie White sands download movie Broken flowers download movie Revolver download movie The godfather: part iii download movie Up pompeii download movie Gojira vs biorante download movie Step up download movie