Uzay Tabanlı Güneş Enerjisinde Devrim
Uzay tabanlı güneş enerjisinin Amerika’nın uzun vadede oluşacak enerji gereksinimlerine temiz ve yenilenebilir bir çözüm olabileceği öne sürülüyor. Kilometre taşı niteliğindeki bu önemli teknoloji gösterisinin duyurusunu NASA Keşif Sistemleri Araştırma ve Teknoloji Programı’nın eski yöneticisi ve uzay tabanlı güneş enerjisi konusunda önde gelen uzmanlardan biri olan John C. Mankins, 12 Eylül’de yaptı. Yeni teknoloji, uzay tabanlı güneş enerjisine yani uzun mesafeli, güneş enerjisiyle çalışan, kablosuz enerji aktarımına olanak tanıyor. Deneyde birbirinden 148 km uzakta bulunan iki Hawaii adası arasında kablosuz enerji aktarımı gerçekleştirildi. Bu uzaklık, Dünya yüzeyiyle uzayın ABD’deki uzun erimli hatlardaki büyüme, daha da düşük bir oran olan %47 olarak gerçekleşmiştir. Büyük artışlar İnternet’in görece az geliştiği ve yeni yeni kullanılmaya başlandığı bölgelerden geliyor.
Bu arada, okyanus aşırı fiberoptik kablolardaki uluslararası İnternet kapasitesi de %62 artmış. Bugün, İnternet trafiği, var olan bant genişliğinin yalnızca %29′unu sınırı arasındaki uzaklıktan daha büyük.
Uzay tabanlı güneş enerjisi, büyük uyduların, büyük miktarda güneş enerjisini yörüngede toplayarak bu enerjiyi güvenli bir şekilde Dünya’ya yöneltebilmesini sağlayacak. Böylece enerji üretimi sırasında ortaya çıkan karbon salımı da gelecekte neredeyse sıfıra düşürebilir. Bu yöntem şu aşamada Dünya üzerindeki hemen her noktaya enerji sağlayabilecek, temiz, yenilenebilir ve sabit tek enerji sağlama yöntemi olarak görülüyor.
Pınar Dündar
Bilim ve Teknik, Ekim 2008





